"Yanlış" Kariyer Seçtiğini Nasıl Anlarsın & Bu Tuzağa Nasıl Düşmezsin?

"Üniversiteyi bitirdi, iyi bir işe girdi, maaşı da fena değildi. Ama her pazartesi sabahı aynı soruyla uyanıyordu: 'Ben gerçekten bunu mu yapmak istiyorum?'

Kariyer Psikolojisi

Kariyerimizle ilgili en önemli kararları, çoğu zaman kendimizi henüz tam tanımadan veririz.

Lise yıllarında bir bölüm seçmemiz, üniversitede bir alana yönelmemiz, mezun olduktan sonra da "bir iş" bulmamız beklenir. Oysa o dönemde aklımızdaki sorular hep aynıdır: Ben gerçekten ne istiyorum? Hangi iş bana uygun? Ya yanlış karar verirsem?

Bu kaygılar aslında oldukça normal, çünkü bu, nasıl bir hayat yaşamak istediğine dair bir soru.

Bugün pek çok yetişkin, yıllar önce verdiği bu kararı yeniden sorguluyor. Kimi yaptığı işte başarılı olduğu halde mutsuz hissediyor, kimi her pazartesi işe gitmekte zorlanıyor, kimi de yıllardır "Acaba başka bir meslek seçseydim daha mutlu olur muydum?" diye düşünüyor.

Peki bu hissin kaynağı gerçekten "yanlış" bir kariyer mi, yoksa seninle işin arasındaki uyumun zayıflamış olması mı? Bugün kendini uyumsuz bir yerde hissediyorsan, bundan sonra ne yapabilirsin?

Aslında baştan söyleyelim: kesin, tek ve değişmez bir "yanlış kariyer" yoktur. Olan şey, seninle işin arasındaki uyumun ne kadar güçlü ya da zayıf olduğudur — ve bu, zamanla fark edilip yeniden şekillendirilebilecek bir şeydir. Ama bu farkı bilmek, uyumsuzluk hissini daha az gerçek yapmıyor. O yüzden aşağıdaki belirtileri bir hata değil, düşük uyumun işaretleri olarak okumanı öneririz.

Gel, birlikte bakalım.

Kariyerinle Aranda Bir Uyumsuzluk Olduğunu Nasıl Anlarsın?

Önce bir noktanın altını çizelim: işinden bunalmış olman, kötü bir yöneticiyle çalışman ya da yoğun bir dönem geçiriyor olman, tek başına kariyerinle aranda uyumsuzluk olduğu anlamına gelmez. Her mesleğin zor dönemleri vardır.

Ama aşağıdaki belirtiler uzun süredir devam ediyor ve birden fazlası aynı anda yaşanıyorsa, durup düşünmenin zamanı gelmiş olabilir.

Aynı işi dünyanın en iyi şirketinde bile yapmak istemiyorsun. Kendine şunu sor: bugün yaptığın işi çok daha iyi şartlarda, daha yüksek maaşla, harika bir ekiple yapma fırsatın olsa yine ister miydin? Cevabın hâlâ "hayır" ise, sorun büyük olasılıkla çalıştığın kurum değil, yaptığın işin kendisi.
Başarılı olsan bile iş sana anlamlı gelmiyor. Terfi alıyor, takdir ediliyor, dışarıdan bakıldığında "başarılı" görünüyor olabilirsin — ama içten içe "ben gerçekten bunu yapmak istiyor muyum?" diye sormaya devam ediyorsan, burada üzerinde durulması gereken bir şey var. Çünkü iş tatmini ile performans farklı şeylerdir; bir işi iyi yapabiliyor olman, o işin sana uygun olduğu anlamına gelmez.
Kendini geliştirme isteğin giderek azalıyor. Sevdiğimiz alanlarda merak duyarız; okuruz, izleriz, yeni beceriler öğrenmek bizi heyecanlandırır. Uyumsuz bir yerdeysek çoğu zaman tek düşündüğümüz şey mesainin bitmesidir.
Başkalarının yaptığı işler seni sürekli düşündürüyor. Bir arkadaşının işini duyduğunda, LinkedIn'de farklı mesleklerden insanlar gördüğünde ya da bir belgesel izlediğinde "keşke ben de bunu yapsaydım" diyorsan, bu duygu üzerinde durmaya değer. Herkes zaman zaman farklı hayatları merak eder elbette; ama bu düşünce yıllardır tekrar ediyorsa, bastırılmış bir ilgi alanının işareti olabilir.
Geleceğini düşününce heyecan değil sıkışmışlık hissediyorsun. Bugün yaptığın işi önümüzdeki on yıl boyunca yapacağını hayal et. İlk hissettiğin şey merak mı, heyecan mı, yoksa sıkışmışlık mı? Bu soruya verdiğin ilk duygusal tepki, çoğu zaman uzun analizlerden daha fazlasını anlatır.

Peki Bu Uyumsuzluk Neden Oluşuyor?

İnsanlar çoğu zaman uyumsuz bir kariyer seçmez.
Kendilerini yeterince tanımadan karar verirler.

En sık karşılaşılan nedenler şunlar:

  • Kendini yeterince tanımamak
  • Meslekleri yalnızca isimlerinden ibaret sanmak
  • Aile ya da çevrenin beklentilerini kendi isteği zannetmek
  • Popüler veya prestijli mesleklerin peşinden gitmek
  • Sadece sınav puanına göre tercih yapmak
  • Maaşı tek karar kriteri hâline getirmek
  • Meslekleri deneyimleme fırsatı bulamamak

Dikkat edersen bunların hiçbiri kişisel bir eksiklikle ilgili değil; hepsi uyumu kurmak için gereken bilgiye sahip olmadan verilen kararlarla ilgili.

Bu konuda kariyer psikolojisinde onlarca yıla dayanan bir araştırma birikimi var: kişinin ilgi alanları, değerleri ve çalışma tercihleri ile üstlendiği işin gerçek koşulları ne kadar örtüşürse — yani uyum ne kadar yüksekse — iş doyumu, performans ve genel psikolojik iyi oluş de o kadar yükseliyor. Uyum düştükçe bu tablo tersine döner.

Uyumsuzluk Riskini Azaltmak İçin Ne Yapabilirsin?

İyi haber şu: bu riski tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da önemli ölçüde azaltmak mümkün.

Önce kendini tanı. Kariyer planlamasının başlangıç noktası meslekler değil, insandır — senin ilgi alanların, kişilik özelliklerin, değerlerin, motivasyon kaynakların, güçlü yönlerin, çalışma tarzın. Bunları bilmeden verilen kararlar büyük ölçüde tahmine dayanır. Kendini tanımadan kariyer seçmek, ölçü aldırmadan hazır bir kıyafet almaya benzer: bazen tutar, ama çoğunlukla ya dar gelir ya bol durur — üstelik bu kıyafeti yıllarca giymen gerekebilir. Doğru olan, önce ölçü almak, sonra ona göre dikmektir.
Meslekleri romantikleştirme. Bir mesleğin adıyla o mesleğin günlük gerçekliği aynı şey değildir. Psikolog olmak ile gün boyunca ne yaptığını bilmek, mimar olmak ile çizim yapmayı sevmek, yazılımcı olmak ile bilgisayar kullanmayı sevmek aynı şey değil. Meslekleri, mümkün olduğunca gerçek çalışma koşullarıyla tanımaya çalış.
Alternatifler oluştur. Doğru kariyer tek bir seçenek değildir. Aynı insan, birbirinden farklı birden fazla kariyer yolunda da mutlu ve başarılı olabilir. Çoğu insan kendini sıkışmış hisseder çünkü tek bir hedefe kilitlenir — oysa benzer güçlü yönlere uygun birden fazla kariyer yolu olabilir. Alternatif görmek, karar vermeyi kolaylaştırır.
Deneyim kazan. Staj yap, gönüllü çalış, projelere katıl, alanında çalışan insanlarla konuş. Bir mesleği gerçekten tanımanın en iyi yolu, onu mümkün olduğunca yakından deneyimlemektir.
Kendini tanımak için sistematik yollara da bak. Bazen kendimizi dışarıdan görmek kolay değildir; ilgi alanlarımızı, çalışma değerlerimizi ya da bizi gerçekten motive eden şeyleri gündelik hayatın içinde fark etmek zor olabilir. Psikolojide bu amaçla geliştirilmiş, geçerliliği test edilmiş değerlendirme yöntemleri var — ve bunlar senin yerine karar vermez, ama daha bilinçli bir karar vermen için sağlam bir zemin sunabilir.

Ya Şu An Uyumsuz Bir Kariyerde Olduğunu Düşünüyorsan?

Önce şunu bil: bugün kendini uyumsuz hissetmen, bütün kariyerinin bir hata olduğu anlamına gelmez.

Bunun için önce şu soruları cevaplamayı dene:

  • Sorun gerçekten mesleğin mi, yoksa çalıştığın kurum mu?
  • Gün içinde seni en çok hangi işler motive ediyor?
  • Seni en çok hangi görevler tüketiyor?
  • Bugüne kadar geliştirdiğin hangi becerileri farklı alanlarda da kullanabilirsin?
  • Seni mutlu eden çalışma ortamı nasıl bir yer?

Bu soruların cevapları, yeni bir başlangıç için önemli ipuçları verir. Unutma: kariyer değişikliği her zaman sıfırdan başlamak anlamına gelmez. Çoğu zaman sahip olduğun bilgi ve becerileri farklı bir alanda değerlendirmek de yeni bir başlangıçtır.

Kariyer Bir Tercih Değil, Bir Tasarım Sürecidir

Çoğumuz kariyeri tek seferde verilip bir daha dönülmeyen bir karar gibi düşünürüz. Oysa gerçek hayatta böyle işlemiyor. İnsan değişir, deneyimleri çoğalır, öncelikleri kayar, kendini zamanla daha iyi tanır. Kariyer de tam bu yüzden zaman içinde gelişen, gerektiğinde yeniden şekillendirilebilen bir tasarımdır.

Belki de sorman gereken soru "Hangi mesleği seçmeliyim?" değil, "Kendime uygun bir kariyeri nasıl tasarlarım?" sorusudur.

Son Söz

Doğru kariyer; en popüler meslek, en yüksek maaşı veren iş ya da başkalarının "çok iyi" dediği seçenek değildir. Doğru kariyer; güçlü yönlerini kullanabildiğin, değerlerinle uyumlu hissettiğin, gelişmeye istek duyduğun ve kendin olabildiğin kariyerdir.

Bunun için atılacak ilk adım, bir meslek seçmek değil, kendini tanımaktır. İkincisi ise bu tanımayı bir kerelik bir karara değil, zaman içinde gelişen bir tasarıma dönüştürmektir. Çünkü kendini tanımadan verilen kararlar çoğu zaman şansa bırakılmış seçimlerdir; kendini tanıyarak ve zamanla yeniden şekillendirerek ilerleyen bir kariyer ise, bilinçli bir tasarımın ürünüdür — ve bunu şansa bırakmak zorunda değilsin.

Next
Next

Kariyer Planlarken Yapılan 5 Hata